Hz.isa
İsa, gelecek kuşaklara yazılı hiçbir belge bırakmadığından, yaşamıyla ve öğretisiyle ile ilgili tanıklıkların büyük bir bölümü
İncil’lerde anlatılanlardan kaynaklanır. Oysa, tamamen tarihi karakterdeki biyografik göndermeler bu kaynaklarda çok az yertutar.Bunlardan anlaşıldığı kadarıyla İsa, Roma iktidarınca tanınan Yahudi Kralı Hirodes’in ölümünden kısa bir süre önce, Nasıralıbir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Otuz yaşlarına doğru, Celile ve Yahudiye’de ancak üç yıl süren vaazına başlar.Filistin’in Romalı valisi Pontıus Pılatus zamanında, 30 yılı dolaylarında ölüme mahkum edilir ve çarmıhta ölür.(Yazının ilerleyenbölümlerinde İsa’nın çarmıha gerilmesi olayına farklı bir bakış atacağız .)
TARİHİ KİŞİLİĞİ
İsa’nın tarihi kişiliğiyle ilgili, başlıca bilgi kaynağı olan İncil’lerin ve çoğu zaman tartışmalı ve daha sonraki tarihlerde ortaya
konan,kuşkusuz, Hıristiyanlığın ışığında yeniden değerlendirme konusu olan Yahudi kaynaklarının dışında, ikide din dışı metin vardır:Tacitus, Yıllıklar’ında , 64 yılın da Neron’un Roma’yı yakmakla suçladığı Hıristiyanlardan söz eder. Yazar Genç Plinius ise,İmparator Trajanus tarafından görevle gönderildiği Bitinya’da (bu günkü İzmit- Bursa yöresi) <İsa’yı bir tanrı gibi yücelten> veRoma’nın zorla kabul ettirmek istediği imparatorluk kültüne katılmayı reddeden Hıristiyanlar karşısındaki şaşkınlığını dile getirir.
İsa’nın ortaya çıktığı dönemde, Filistin, Roma işgali altındadır.Romalı valinin gücü yerel krallıkların üstündedir. Büyük Hirodes’inölümünden sonra, toprakları Roma tarafından onun üç oğlu arasında paylaştırılır. İsa en çok, 39 yılına kadar Celile ve Dğu Şeria’dahüküm süren Hirodes Antipas ile karşı karşıya gelmiştir. Yahudiler, kahin ve din mahkemesi kanalıyla dini alandaki iktidarlarınıkorumaktadırlar. Roma, yerel krallıklar ve başkahin ayrı ayrı vergi toplamaktadır. Çağımızın başında Filistin’de ekonomik durumkötü, siyasi havaysa gergindir. İsa’nın zamanında Yahudilik pek çok akımla temsil edilirse de en önemli iki grup, Ferisilerle (diniyasaların savunucusu) Saddukilerdir (Tapınak’a bağlı). Diğerleri daha çok milliyetçi direnişe (zelotlar) veya dini karşı çıkışlara(essenler) yönelmişlerdir. Filistin’de Yunan cemaatlerinin karşılaşması, Hellenistik Yahudilik adı verilen dini bir anlayışa yolaçmıştır. Bu tarihi çerçeve, İsa’nın bir yandan da belli bir siyasi iktidar ve dini büyüklük anlayışla mücadelesini gösteren İncil’lerinarka planını oluşturur.
Vaazlar ve İsa’nın resullüğü
İncil’lerde İsa, öğretisini yayan, cinleri kovan ve hastalara şifa veren gezici bir vaiz olarak görülür. Sinoptik İncil’lerde (Matta ,Markos ve Luka ), İsa’nın öğretisi ve yaptıkları, daha çok insanlar arasında ve insanlarla Tanrı arasında adil ve barışçı ilişkilerkuracak olan <Tanrı Saltanatı>nın gelişiyle ilgilidir. İsa, ortaya çıkışıyla yeni bir yaşam biçiminin başlayacağını haber verir. İsa’nınzamanın Yahudi yetkililerince korunan dini yasalar ve Tapınak gibi iki büyük kuruma karşı tutumu,kendisinin, Roma mercilerinineline teslimi ve idama mahkum edilişiyle son bulan çatışmalarının nedenidir. Yahudi bakış açısından, bu davanın nedeni, dinehakarettir. Roma’nın bakışıysa, kamu düzenini bozmaktır. 30’lu yılların Yahudiye’sinde , ancak Roma iktidarı ölüm cezası vermehakkına sahip olduğundan, İsa, Roma yönetimince, çarmıha gerilerek öldürülür. Yeni Ahit’te bu ölümün insanlık için bir anlamıolduğu ve Tanrı’nın İsa’yı diriltmekle, onu oğlu olarak tanıdığı vurgulanır. İncil’ler, İsa’nın tarihi kişiliği üstünde duru ve onu , ilk
Hıristiyan kuşaklarının kullandığı ve anlamaya çalıştığı unvanlarla anarlar:İsa, Mesih, Rab, Tanrı’nın oğlu..
İsa’nın zamanındaki bir Mesih beklentisi
İsrail’in çağımızdan önceki yüzyıllarda yaşadığı çalkantılı dönemler, krallığın sonu, yabancı topraklardaki sürgünlük ve bazı
Yunanlı hükümdarlar dönemindeki dini baskılar, bir Mesih ile ilgili temaların gelişmesini besledi: gerek doğrudan doğruya, gerekseTanrı tarafından seçilip gönderilen bir insanın, bir Mesih’in aracılığıyla Tanrı’nın yardıma gelme beklentisi. M.S 1.yy’da yabancı birgücün işgali altında yaşayan, yabancı kültürlerle Karşı karşıya kalan ve içten içe bölünen Yhudi halkı, bu umudun dışa vuruluşundaözellikle duyarlıdır. Mesih beklentisi, değişik görünümler altında farklı siyasi veya dini yeniden yapılanma umutlarının bir ifadesidir.Doğal olarak, etrafı Yahudi tilmizlerle çevrili, Yahudi gezici vaiz İsa’nın beklenen Mesih olup olmadığı sorusu ortaya çıkıyor. Çünkü,Yahudi anlayışındaki Mesih, acılar içinde bir figür olarak kendini göstermez. Yahudi inanışı, halkına yücemutluluklar gerektiren birMesih ummaktadır.
Bununla birlikte İncil’lerde, kötülüklere karşı başarıyla boğuşan, kendini dinletmeyi bilen ama tilmizlerine ölümünün bir zorunlulukolduğunu bildiren bir İsa gösterilir. Tanrı onu çarmıhın üstündeyken Mesih’i olarak tanıyacaktır. İsa’nın dirilişi bu tanınma olgusununsonucu ve mahkum edilmiş, hakarete uğramış ve aşağılayıcı bir işkenceyle ölüme terk edilmiş bir insanın dirilişidir. Yeni Ahit’teMesih karşılığı olarak kullanılan Yunanca Hristos terimi, Yahudi dünyasında aynı anlamı taşımaz,İsa’yı iman edilecek bir varlıkolarak gösterir ve bir özel isim değerini alır.
İSA’NIN KİŞİLİĞİ SORUNU
İncil’lerde İsa’nın dünyevi yaşamının önemi vurgulanır. Bu yaşamda; İsa’nın, Tanrı’nın seçtiği elçi olarak ortaya çıkışını anlamayısağlayacak ipu çları bulmaya çalışılır. İncil’lerde çoğu zaman tek başına kullanılan <İSA>adı, Mesih’in etten kandan bir varlıkolduğunu hatırlatır. <Hristos> adı ise, İsa’yla bir iman ilişkisini dile getirir. Bu nedenle İsa ile Hristos adı birlikte anılır.
Yeni Ahit’teki Metinler
İsa’nın kişiliği ve yaptıkları üstüne düşünceler Yeni Ahit’te farklı yorumlara yol açar. B u yorum ve araştırmaların hareket noktasıİsa’nın dirilişidir. İlk Hıristiyanlar, İsa’nın ölümünü yorumlarken ve onun insani kimliğini ve yaşamını sorgularken, Eski Ahit’tekimetinlere dayanmışlardır. Aslında, İsa Mesih ile Tanrı arasındaki ilişkininiçeriğini belirlemeyi amaçlayan bu sorgulamalar, zamaniçinde hiç tükenmemiş ve sürekli yeni yorumlara yol açmıştır. Aziz Paulus’un mektuplarının tanıklık ettiği Hıristiyanlığı yaymamisyonunun özü, haç ile İsa Mesih’in dirilişi arasındaki bağda odaklanmıştır. İnsanlık için kendini kurban eden ve onlarıngünahlarının kefaretini ödeyen İsa’nın ölümünün anlamını aydınlatmaya çalışır. Nitekim, Hıristiyan misyonerler bakımından, İsa’yaiman, tek başına kurtuluşu sağlarken, Paulus, İsa’nın tarihi yaşamına atıfta bulunmaz. İncil’lerde Mesih’in üstünlüğü sadece dirilenRab’bın üstünlüğüdür. İsa’nın gerçek kimliğini bu çerçevede aydınlatmaya çalışırlar.
Markos İncil’inde, İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğunun ancak çarmıhtayken açıklandığı doğrulanır. Matta ve Luka İncil’lerinde,
Ruhülkudüs’ün bir eseri olarak bakire bir genç kızdan doğan İsa’nın doğumuyla ilgili öyküler, onun daha var oluşundan itibaren,Tanrı’nın oğlu olduğu düşüncesini pekiştirir. Yuhanna İncili, daha da ileri giderek, Mesih’in çok daha önceden var olduğunu veİsa’da ete kemiğe büründüğünü kabul eder. Paulus’un daha geç tarihli mektuplarındaki öykülerde de bu önceden varoluş dilegetirilir. İlk Hıristiyan cemaatleri, 1.yy sonlarına kadar İsa’ya Tanrı adını vermemişlerdi. Yuhanna İncili’nin girişinde, İsa,başlangıçtan beri var olan Kelam olarak sunulur ve Kelam Allah’tı denir. İsa’nın Tanrı olarak gösterilmesi, eski Kilise bünyesindetartışmalara neden olmuş ve isa’nın ikili doğası ve Teslis(üçleme) ile (Tanrı Baba, Oğul, Ruhülkudüs)ilgili dogmalara yol açmıştır.
İSA’NIN YAŞAMINDAKİ ÖNEMLİ ANLAR
Doğum: Matta ve Luka İncil’leri, İsa’nın doğuşunu, Roma’nın kuruluşunun 750 yılında ölen Büyük Hiraodes dönemine tarihler.
Resullük: Luka İncili’nde Vaftizci Yahya’nın vaazları, MS 27-28 arasında gösterilir. İsa da halk arasındaki yaşamına aynı
dönemde başlamıştır. Luka’ya göre, İsa o tarihte otuz yaşlarındadır(luka 3,23). Sinoptik İncil’lerde bu resullüğün ne kadar sürdüğübelirtilmez, ama Yuhanna İncili’nde üç paskalya yortusundan söz edilir. Buna gör İsa’nın resullüğü, 27-30 yılları arasında 2-3 yılsürmüş olmalıdır.
Ölümü: İsa, 26-36 yılları arasında, Yahudiye valisi Pontius Pilatıs döneminde öldü.
Hz.isa
carmıha gerildimi?
İncil
index