Hz.İbrahimHz.İbrahim doğmadan Kral Nemrud rüyasında bir yıldızın doğduğunu gördü. Bunun ışığı Ay’ı ve Güneş’in ışığını bastırıyordu Kral Nemrud bundan korktu. Başka bir yere taşındı, kahinlere danıştı. Onlar bir çocuğun doğacağını, bunun halkın dinini değiştireceğini ve Kral’ın ölümü onun isteğiyle olacağını söylediler. Kral başka bir yere gitti, bütün erkekleri çıkarttı, doğan çocukların tümününün öldürülmelerini buyrdu. Hz.İbrahim’in annesi doğum yapacağı zaman bir mağraya gitti, Hz.İbrahim’i orada doğurdu. Hz.İbrahim hızla büyüdü. Nemrud ise her şeyi unutmuştu Hz.İbrahim’in babası put yapıp satardı. Babası ona putları satması için verir, o ise satmadan getirirdi. Bundan sonra Hz.İbrahim putlarla savaştı babası onu putların olduğu yere gönderdi. Bu putların olduğu yerde büyük boy bir put vardı iki gözünde de birer pırlanta vardı. Halk putların önüne yemek koymuştu. Hz.İbrahim elin bir balta alıp tüm putları yardı. Onları parça parça etti halk putların önüne koyduğu yemekleri almaya gelince bunu İbrahim’in yaptığını anlaılar. İbrahim’i Nemrud’un huzuruna çıkardılar. İbrahim bunları büyük putun yaptığını söyler. “Bunu büyük putla konuşun”, der. Onlar da büyük putun konuşamayacağını söylerler. Nemrud ile İbrahim tartışırlar. Hz.İbrahim, Allah’ın hem öldürdüğünü, hem dirilttiğini söylediğinde Nemrud bunu kendisinin de yapabileceğini, iki adam alıp birini ötekine öldürtüp, öldüreni sağ bıraktığını söyler. Hz.İbrahim, Allah’ın Güneş’i doğudan getirdiğini, onun da batıdan getirmesini söyleyince Nemrud tutulup kalır. Nemrud, Hz.İbrahim’i yedi yıl zindanda tutar. Ve Nemrud ve kavmi Hz.İbrahim’i öldürmeye karar verirler. (Saffat S.98; Enbiya 68 )
Ölümün ateşte yanmak olmasına karar verildi herkes ateş için odun topladı ayrıca toplanan çakıl taşlarıyla bir tandır yapıldı ocağın içine yerleştirilen odunlar dört bir yandan tutuşturuldu ateş öyle sıcaktı ki, ısının yeğinliğinden halkın bir kısmı bodrumlara sığındı. Hz.İbrahim’in elleri ve ayakları bağlandı, yüksek bir binanın üzerine çıkarıldı binanın üzerine bir mancınık yerleştirildi mancınığın gözüne Hz.İbrahim konuldu Hz.İbrahim, Allah’a seslendi “senden başka Tanrı yoktur” Hz.İbrahim mancınıkla havaya atılırken Cebrail ona bir isteği olup olmadığını sordu.Ateşin içine girdiği zaman Allah serinlik ve kurtuluş olmasını buyurdu (Enbiya S.108 ). Ateşin yakıcılığı yok ldu onun yerini bir ışık aldı ateş yanlızca Hz.İbrahim’in iplerini yaktı. Kimi kaynağa göre, Hz.İbrahim ateşin içinde yedi gün kaldı, kimine göre kırk yada elli gün . Bu sürenin sonunda Hz.İbrahim’in babası Azer, Nemrud’a çıktı, gömmek için oğlunun kemiklerini istedi annesi oğluna bakmak için gittiği zaman oğlunun ölmediğini görünce onun yanında kaldı, ateş onuda yakmadı. Oğlunu kucaklayıpöptükten sonra onun yanından ayrıldı bu arada Nemrud da hayvanına binerek ateşin yanına gitti, odunlar hala tütüyordu. Fakat Hz.İbrahim’in ölmediğini, yanında da ona benzeyen biri olduğunu gördü.Nemrud,Hz.İbrahim’in ateşten çıkmasını istedi. Yanındakinin kim olduğunu sordu bu gölgeler meleği idi, ateşin içinde ona arkadaşlık etmiş, ateşe serinlik vermek, kurtuluşunu sağlamak için orada bulunmuştu bunun üzerine Nemrud etkilenir, Allah’a dört bin sığır kurban edeceğini söyler ve keser. Hz.İbrahim’in ateşten dipdiri çıktığını görenlerden kimi Nemrud’dan korkmalarına karşın Hz.İbrahim’e uyarak Allah’a iman ettiler. Gene yüce Allah’ın buyruğuna uyarak Hz.İbrahim ve ailesi Nemrud’un ülkesinden ayrılıp Şam’a doru yola çıktılar. Amcası Haran’ın kızı Sare de Hz.İbrahim’le birlikte yola çıktı. Allah,Hz.İbrahim’in Sare ile evlenmesini vahiy etmişti. Sare ancak boşanmamak koşulu ile bu evliliği kabul etti. Hz.İbrahim de Sare ile evlendi.Hz.İbrahim’in dili Süryaniceydi Nemrud göç edenlerin arkasından adamlarını göndermiş, Süryanice konuşanların hepsini kendine getirtmelerini buyurmuştur. Hz.İbrahim, Harran’da Eırat’ı geçince Allah, onun dilini İbranice’ye değiştirdi. Nemrud’un adamları Hz.İbrahim’e yetişirler, onun Süryanice yerine İbranice konuştuğunu görünce kendisini geri götürmeyip salıverdiler. Hz.İbrahim’in babasının ölümünden sonra Ken’nanilerin yurduna, oradan Ürdün’e, sonra da Mısır’a gider. O sırada Mısır’daki Firavun babasını öldürtüp tahta geçmiş zorba, korkunç, kan dökmeye meraklı biriydi. Hz.İbrahim ve eşi Sare, Mısır’a varınca kentin kapısındaki görevliler Sare’yi görünce onun güzelliğinden etkilenmişler, Firavun’a haber yetiştirmişlerdir. Firavun, Hz.İbrahim’i çağırtmış, kadının kim olduğunu sormuş, Hz.İbrahim bu iş yüzünden öldürüleceğini düşünerek eşi olduğunu saklamış, kız kardeşi olduğunu söylemiştir. Firavun, Sare’yi yanına çağırmıştır (Tevkin XII/1-16 ). Sare, Firavun’un huzuruna çıkınca önce Allah’a yakarmış,Firavun’un kendisine sataşmamasını dilemiştir. Firavun, Sare’ninelini tutmak isteyince eli tutulmuştur. Her tutmaya yeltendiğinde eli tutulmuş, soluğu boğulmuş, tepinmeye başlamıştır. Firavun adamlarına bir insan yerine kendisine bir şeytan getirildiğini söylemiştir. Onlara çeşitli armağanlar vermiş, bu arda cariye olarak Hacer’i de armağan etmiştir. Hz.İbrahim armağanları kabul etmedi, ancak Firavun’un direnmesi üzerine Hacer’i cariye olarak kabul etti. Hz.İbrahim yanında eşi ve cariyesi ile Mısır’dan ayrıldı. Hz.İbrahim’in malve serveti olmuştu, ancak çocuğu yoktu Sare çok yaşlanmıştı, çocuk doğuramıyordu Sare, Hz.İbrahim’e Hacer ile evlenmesini salık verdi. Hz.İbrahim de Hacer’le evlendi 86 yaşında iken Hacer’den çocuğu Hz.İsmail doğdu. Hz.İbrahim’in yaşamında önemli olaylardan biri de oğlu Hz.İsmail ile birlikte Ka’be’yi inşa etmesidir. Şam’da bulunan Hz.İbrahim, Mekke’ye üçüncü gelişinde oğlu Hz.İsmail’le buluştu, Allah kendisi için bir ev yapılmasını buyurmuştu.Hz.İbrahim oğlu ile birlikte yüksekçe bir tümseği kazmaya başladı. Hz.Adem’in yapısının temellerine kadar indiler. Buradan çok büyük taşlar çıktı. Kaa’be’yi bu temel üzerine yapmaya başladılar. Hzİsmail taş taşıyor, Hzİbrahim’de duvar örüyordu. Duvarlar yükseldikçe Hz.İbrahim’in uzanıp taş alması güçleşiyordu. Bunun üzerine günümüzde Makamı İbrahim adıyla bilinen taşı Hz.İsmailbabasının ayağının altına koydu Bbeytullah’ın yapısı süresince bu taş yapının çevresinde dolaştırıldı. Yapı işini ilerletip bu gün Hacerülesved’in bulunduğu yere yaklaşınca, oğlundan öyle bir taş istedi ki, bu taş Ka’be’yi tavafa gelenlere başlayış noktasına gösterge olacaktı. Cebrail bunun için Hacerülesved’i getirdi. On yerine dört köşeli olduğu için Beytullah’a Ka’be denildi. Daha sonra buraya kilitli, halkalı bir kapı yapıldı,tam örtü örtüldü. Hz.İbrahim Ka’be’ye tavan yapmadı, yapımında çamur da kullanmadan taşları birbiri üstüne dizmişti. Ka’be’nin yapımı bitince Cebrail geldi, Hz.İbrahim’e Ka’be’yi tavaf etmesini söyledi, Hz.İbrahim onu yedi kez tavaf etti. Namaz kıldı Cebrail onlara hactaki çeşitli aşama ve eylemleri öğretti. Şeytan gözükünce Cebrail,Hz.İbrahim’e tekbir getirerek yedi taş attı, Şeytan kayboldu. Bu, üç kez yinelendi, hepsinde gözüken şeytan kayboldu. En son Arafat’a çıklıd. Ve Hz.İbrahim insanları hacca çağırdı. Bu çağrı çeşitli yankılar yaptı, sonunda insanlar hacca gelmeye başladılar. Bu konu kısa olarak Kur’an’da geçer (Al-i İmran 96-97;Bakara S. 126-129). Bu arada eşi Sare 127 yaşında öldü. Hz.İbrahim’in ikinci oğlu Hz.İshak doğmuştu. Onun ölümünden sonra Hz.İbrahim, Katura ve Haccun adındaki kadınlarla evlendi. Birinci hanımından dört, ikinci hanımından yedi çocuğu oldu, toplam 13 çocuğu oldu. Hz.İbrahim, Ken’an da hastalandı, 175 ya da 200 yaşında öldü; eşi Sare’yi gömdüğü yere gömüldü. Allah, Hz.İbrahim’e On Sahife indirmiştir, bu Ramazan’ın ilk gecesinde olmuştur.Mi’rac gecesinde Hz.Muhammed, Cebrail ile yedinci göğe uçtuğunda, göğün kapısı açılınca Hz.İbrahim ile karşıaştı. |